WeCreativez WhatsApp Support
Merhaba! Doktorumuz Sorularınızı Bekliyor
Size Nasıl Yardımcı olabiliriz

SİNÜZİT

sinüzit tedavisi

SİNÜZİTİN GENEL BELİRTİLERİ NELERDİR?

Sinüzit: Sinüsler vücudumuzda kafatasımızın içerisinde gömülü olan boşluklarda toplam 8 tane vardır. Bunlar alında, gözlerin arasında, yanaklarda ve kafa tabanında olmak üzere yerleştirilen ve almış olduğumuz havayı filtre edip aynı zamanda nemlendirip salgı ile birlikte soluk yollarımızın hem korumasına hem de beraberinde ıslaklığını sağlanmasına yardımcı olurlar. Sinüsler erişkin bir insanda günde yarım litreden daha fazla miktarda salgıya neden olurlar. Bunların bir kısmı yutulur, midemize gider; bir kısmı ise geri emilip tekrar salgılanırlar. Bu bölgelerin enfeksiyonunda sinüzit diyoruz. Sinüzit olduğu zaman kişilerin genel bulguları, enfeksiyonun genel bulguları ile aynı olur ve beraberinde ateş, üşüme, titreme, baş ağrısı, akıntı, burun tıkanıklığı, gece uykuda horlamalar gibi bulgularla hastayı bize getirir.

Kişiden kişiye farklılık gösterse de sinüzit belirtileri genellikle bu şekilde tanımlanır ;

  • Daha çok geceleri ya da sabaha karşı meydana gelen inatçı öksürükler.
  • Koyu kıvamlı ve sarı-yeşil tonlarında burun akıntısı ve burun tıkanıklığı ile birlikte gelişen horlama.
  • Göz ve yüzde dolgunluk ve basınç hissi, ses kısıklığı.

SiNÜZiT NEDiR?

Sinus boşluklarında yer alan mukoza örtüsünün bakteri, mantar ya da virüs gibi mikroorganizmalar nedeniyle iltihaplanmasi sinüzit oluşumuna neden olur.

SİNÜZiTİN NEDENLERİ

Sinüzit oluşumunu etkileyen birçok faktör vardır. Bağışıklık sisteminin bozulmasına bağlı olarak gelişen üst solunum yolu enfeksiyonları en çok rastlanan sinüzit nedenidir. Burun ve geniz eti büyüklüğü , sinüs kanallarının tıkalı olması, burun kemiğindeki ya da kıkırdağındaki eğrilikler, burun ve sinüs bölgesindeki tümörler, alerjik rinit, kirli hava ve sigara da sinüzit nedenleri arasında sayılabilir.

Akut sinüzit nedir ve nasıl tedavi edilir?

Akut sinüzit, sinüslerin içerisini döşeyen mukozanın enflamasyon şeklinde tanımlanabilir. Genelde bir viral hastalık sonrası veya polip ya da burun eti büyümesi sonrasında sinüs drenajın bozulması ile beraber burun içerisinde biriken mukusta bakteriler çoğalmaya başlar. Bakterilerin çoğalması ile beraber de inflamasyon daha şiddetli bir hale geçer. Baş ağrısı, burun akıntısı, geniz akıntısı, bazen kanlı sümük şeklinde akıntılarla da kendini gösterebilir. Kendi haline bırakılırsa genelde 14 ila 21 gün içerisinde düzelebilir ama erken dönemde antibiyotik vermek sinüs içerisinin düzelmesini hızlandıracaktır.

Özellikle erken dönemde sinüs drenajını arttırmak için burun içerisi yıkama yapmak faydalı olacaktır. Burun içerisi bazen dekonjestan dediğimiz burun spreyi ya da ödem çözücü olacak şekilde alerji spreyleri kullanılabilmekte (ödemi azaltmak için). Bu da yine sinüs drenajını arttıracağı için akut sinüzitin hızlı bir şekilde düzelmesini sağlayacaktır. Antibiyotik tedavisinde önemli bir nokta kısa süreli antibiyotikler sinüs drenajını düzeltse bile oradaki enflamasyonun düzelmesini sağlamamaktadır. Bu nedenle genelde ilk sinüzitlerde 10 ila 14 gün, sene içerisinde tekrarlayan ikincil veya üçüncül akut sinüzit ataklarında 14 gün veya 21 gün tedavi vermek uygun olacaktır.

 Kronik Sinüzit ve Tedavi Seçenekleri

Kronik sinüzit, baş ağrısı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı şeklinde belirti veren bir hastalıktır.

Sinüz kanallarının tıkanmasına bağlı olarak sinüslerin havalanması bozulur ve iltihap dokusu birikmeye başlar, burada alerjik rinit ve akut sinüzitte de yine aynı şikayetler ortaya çıkabilir.

Ayrımının yapılabilmesi için tedavi sonrasında belli bir süre sonra çekilen sinüs tomografisi ile sinüz kanallarının tıkalı olup olmadığına bakılır, eğer sinüs kanalları tedaviye rağmen hala kapalı görünüyor ise bunu ilaçla değil ameliyatla çözmek gerekir.

Kronik sinüzitin tedavisinde endoskopik sinüs cerrahisi uygulanır. Endoskopik sinüs cerrahisinde burun içerisine endoskop ile girerek sinüs kanalları temizlenir ve içerideki ital doku dışarıya alınır.

Ameliyatta  burun içerisine eriyen tamponlar yerleştirilir, iyileşme süresi genellikle 15 gündür. Tedaviye rağmen geçmeyen burun tıkanıklığı, baş ağrısı ve geniz akıntısı gibi problemlerde, kronik sinüzitin tanısını koymak için sinüs tomografisi çekilmeli ve sonrasında da şikayetlerin tamamının düzeltilmesi için endoskopik sinüs cerrahisi operasyonu düşünülmelidir.

SİNÜZİT CERRAHİSİ RİSKLİ MİDİR?

Bütün yapılan ameliyatların az ya da çok kendine ait riskleri vardır. Dünyanın en kolay ameliyatı ile en kolay ameliyatının bile birbirinden farklı ya da birbiri ile ortak riskleri olabilir. Dolayısıyla sinüzit ameliyatını da sıfır riskli çok kolay olarak tarif etmek gerçekçi olmaz.

Peki hayatımızı zora sokan, yılda beş altı kez uzun süren sinüzitlerim var, baş ağrım var, iyi uyuyamiyorum, ağzım kokuyor, kulaklarıma vuruyor diyorsanız elbette böyle yaşamaya mahkum değilsiniz. Bu riskler alınabilir mi? Evet bu sorunları yaşıyorsanız hayatınıza zora sokmayacak şekilde bir sinüzit ameliyatı ile bunlardan kurtulabilirsiniz. Üstelik geçmişle kıyaslandığında inanılmaz büyük gelişmeler var. Artık cerrahi kameralarla, küçük, 4 milimetrelik kameralar ile burnunuzun hiçbir yerinde kesi yapılmadan, sadece içeriye girerek hatta içeride bile kesi yapılmadan yeni teknolojilerle balon sinoplasti denilen, hiçbir yeri kesmeden yapılan ameliyatlar ile sinüzitten kurtulmak mümkün. Bu sayede ameliyattan sonra kanamanız ya da sızıntılar, ağrılar azalmakta ve iyileşme dönemi çok daha hızlı olmaktadır.

Alerjiye bağlı sinüzitlerde tedavi nasıldır?

Alerjik sinüzitleri daima tıbbi tedaviyle izlenir. Olguların mevsimsel tekrarlamalarına yakın doktor ziyaretleri gereklidir ve olguların çoğu günümüzde uyguladığımız tıbbi yardımdan yararlanırlar. Ancak özellikle polipleşmiş, burun içindeki mukoza dediğimiz örtücü dokunun ileri derecede kalınlaşmış olduğu olgularda sinüs kanallarının tıkanmaya yüz tuttuğu olgularda çok sınırlı bir sinüs cerrahisi gerekli olabilir. Bunu belirleyebilmek için o hastayı uzun bir süre izlemiş olmak gerekir. Alerjik sinüzitli hastalarımızı endoskopik yolla bazen yıllarca izlem altında tutmaktayız. Hastalarımızın çoğuna ameliyat tedavisi gerektirmez. Burun içerisinde uyguladığımız yerel tedavilerden olumlu sonuç alınır. Elbette bu iyi izlenen hasta böyledir. İzlemden uzaklaşan hastalar genellikle sık tekrarlayan sinüzit atakları yaşarlar. Hatta bazen polipleşme ileri evrelere kadar uzayabilir. Bu sebeple hastaların iyi izlenmesi ve uygun ilaçlarla yönetilmesi günümüzde çok başarılı sonuçlar vermektedir.

Alerji ve sinüzit arasında bir ilişki var mıdır?

Sinüsün doğal örtüsüyle burnun içindeki örtü akciğere kadar giden örtü neredeyse aynı tipte hücrelerdir. Yani bunlar titrek tüylü silya dediğimiz hücreler içerirler. Alerjen madde yani histamin salınımına sebep olan bütün alerjen faktörler burun içinde sinüs içinde akciğerde soluk borusuna birtakım bir reaksiyonlar ortaya çıkarır. Ve bu alerji ile sinüsün çok yakın ilgisi vardır. Çünkü kronik sinüzit dediğimiz hastalıkların temel problemlerinden biri, ortaya çıkan alerjik reaksiyonlardır. Alerjisi olan kişilerde sinüsün içindeki örtü şişer, sinüsün doğal kanalını kapatır, zaman içinde şişen örtü burun içinde polip dediğimiz üzüm salkımı şeklinde mukoza şişmeleri şeklinde belli olur. Yani bizim hep mücadele ettiğimiz kronik sinüzit hastalığının altında yatan şey aslında ciddi bir alerjidir. Dolayısıyla bu hastalığın tedavisine geldiğimiz zaman ya da koruyucu amaçlarda, koruyucu tedavilerde, koruyucu hekimlikte kişinin alerjen maddeden uzak durmasından ya da uygun biçimde Alerji ilaçları ile bu alerjik reaksiyonların baskılanmasından yanayız alerji tedavi edilmezse, alerji kontrol edilmez ise özellikle bizim bölgemizde bu durum kronik sinüzitin en önemli sebeplerinden biridir.

Sinüzit ve migren nasıl ayırt edilir?

Sinüzit ve migren ayrımı konusunda en başta söylenmesi gereken şey şudur ki: Sinüzit baş ağrısı yapmaz. Sinüzit yüz ağrısı yapar. Hangi bölgedeki sinüs tutulmuşsa bölgede ağrı yapar. Yanaktaki sinüs tutulmuşsa yanak, alındaki sinüs tutulmuşsa alın ağrı yapar. Migrende durum bu şekilde gelişmez. Akut dönem sinüzitlerin tümünde baş ağrısı vardır ancak sinüzit olmasa da hastayken zaten baş ağrısı vardır. Dolayısıyla unutmayalım ki sinüzit baş ağrısı yapmaz, migren baş ağrısı yapar ve bu durum bazen birbirine karışır. Sinüzit baş ağrısı yapmaz dolgunluk hissi yapar ve orada hangi bölgede ortaya çıkmışsa o bölgede ağrı yapar.

Hacamatın Faydaları

Hacamat Ne Zaman Yapılır ?

Hacamat Hangi Sıklıkta Yapılır ?

Hacamat Kimlere Yapılmaz ?

Hacamat Öncesi Ve Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli ?

Resimlerle Hacamat Tarihi

Hacamat ile ilgili Hadis-i Şerifler

Ünlülerle Hacamat

“Merak ettiğiniz tüm soruların cevabını yorum yazarak bulabilirsiniz. Yorumlarınıza en kısa sürede cevap verilecektir.”

SCROLL UP